Ben Güzelim, 2010






İsimsiz..2010

"ŞEY" OLMA HALLERİ


Basın Bülteni
-Yüzyıllardır Devinim İçinde Olma Hali, Şey” Olma Hali- başlığı ile izleyicilerle buluşacak olan sanatçı bu ilk kişisel sergisinde; bedenin devinimini, doğallığını ve hüznünü kendinden uzaklaşmadan sorgulamaktadır. İnsanın en saf haliyle varoluşunu yakalamaya çalışan Sevim
Tunçer bizlere insan hallerinin büyük kaosunu, bu kaosun hiçliğini ve aynı zamanda her şey oluşunu ifadeci ve dışavurumcu yaklaşımıyla görselleştirmeye çalışmıştır.
Tuvallerinde geniş fırça darbeleri ile dışavurumunu öne çıkaran ifadesi, yapıtlarının dikkat çeken yanını ortaya çıkartırken , kolaj tekniği ile oluşturduğu figüratif yaklaşımlarının da daha yalın biçimler ile oluşturulduğu görülmektedir.
İstanbul’da yaşayan ve çalışmalarını Kadıköy’deki atölyesinde sürdüren sanatçının Çağdaş figüratif soyutlamanın örneklerini görebileceğiniz bu sergisi, 18-30 Ekim tarihleri arasında UPSD (Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği) sanat galerisinde görebilirsiniz.



"ŞEY" OLMA HALLERİ
İnsan denen varlık kendini hep ispatlama çabası içinde olmuştur. Neden? Neden hep bir mücadele içinde olmuştur? Var olmak, devamını sağlamak, insanca yaşayabilmek için.
İnsan olmanın ayrıcalığı, duygu ve düşünce yoluyla kendini ifade edebilmesidir. Bu şekilde akla gelebilecek her şeyi irdeleyebilme ve çözüme ulaştırma gücüne sahiptir. Bu gücünü doğru yerde kullandığı zaman hem kendi adına hem başkaları ve insanlık adına olumlu ve kalıcı işler ortaya koyabilmektedir. Bu pencereden bakınca sanat, insanın kendini en yalın ve dürüst olarak ortaya koyabileceği bir alandır. Çünkü sanat açık ve samimi olmayı gerektirir. Samimi olunduğu ölçüde güçlü ve tektir.
Bir öğrenci; zayıf, çelimsiz, gözleri pırıl pırıl, elinde kağıt kalemi, bir adanmışlık haliyle sürekli çalışıyor. Sevim Tunçer’i ilk tanıdığımda bu hali gözümün önünde canlanıyor. Öğrenciliğinde içindeki resim yapma-öğrenme heyecanı ne kadar çoksa bu günde aynı heyecan ve azimle çalışmaya devam ediyor. İçindeki beni bulma çabası, onun samimi ve duyarlı yaklaşımıyla birleşince tutarlı bir çizgide ilerlemesine olanak veriyor. Öğrencilik döneminde dışavurumcu figüratif resim anlayışını benimseyen Tunçer, bu anlayışta resim yaparak sanatsal gelişimini sürdürmeye çalışıyor. Fırça hakimiyetini tuvalinde giderek daha fazla duyumsattığını, insan bedeninin anatomik yapısını yer yer deformasyona uğratarak dışavurumu öne çıkaran bir tavır sergilediğini söyleyebiliriz. Güçlü bir desene sahip olması, onun; insan bedeninde dramı arayan ve bunu fırça tuşlarında hissettiren duyguyu rahatça ifade edebilmesini sağlıyor. Işık; resimdeki dramatik ifade gücünü vurgulayan en önemli unsur olarak karşımıza çıkıyor. Işığın etkisini artırmak için renkten feragat ederek daha gri tonlara yönelmekte, açık-koyu tonların vurgusuyla ifadeyi güçlendirmekte ve aynı zamanda resimselliği de öne çıkarmakta olduğunu görüyoruz.
Boya resimlerinin yanında, farklı malzemeyle yaptığı kolajlarında dikkat çeken biçim bozmalarıyla etkili bir figür anlatımı denemesi de sanatsal arayışının bir parçası olarak değerlendirebiliriz.
İlk kişisel sergisini gerçekleştiren Sevim Tunçer’in sanat serüveninde inanç ve azimle ilerleyerek çizgisini başarıyla sürdüreceği inancıyla daha nice senelere, yolu açık olsun …

THE MOODS OF BEING “THING”
The living creature, called the human being has been in a struggle for proving himself. Why? Why has he/she been in such a struggle? To exist, to reproduce and to live in better conditions…
The privilege of being human is to express himself via his/her feelings and ideas. This gives him/her a power to examine anything and find solutions for them. By using this power in the right place he could produce positive and everlasting works in the name of either himself/herself, or others or even in the name of humanity. Considering this from the point of view, art is a realm for a human being to exhibit his/her skills in the most honest and simple way. For art requires being frank and sincere. Sincerity is the measure for power and uniqueness.
A student, slim, frail and having sparkling eyes studying with paper and pencil with a feeling of dedication… When I first met with Sevim Tuncer she was such a student. She is working with the same enthusiasm for painting and learning as she did in her studentship years. The struggle of finding her “self” along with her sensible and sincere approach let her to go on her way consistently. In her school years Tuncer adopted expressionist figurative approach and she tries to maintain her artistic improvement with this perspective. In the course of time she makes us feel her mastery of using her brush in her toile ever more. We can also say that she has an expressionist attitude by deforming anatomy of human body occasionally. She seeks the drama of human body with her powerful design ability, and expresses this feeling in her brush strokes smoothly. Light emerges as the most important constituent in her paintings emphasizing the dramatic expression. To increase the effect of the light she sacrifices bright colors in behalf of the gray tones. At the same time we see that she strengthens the expression with the emphasis of light and dark colors and also puts forward the picturesque side of her work.
Besides her paintings, we may consider her deforming style and trials on effective figure expression in her collages made by different coloring materials as a part of her artistic quest.
We believe that Sevim Tuncer, performing her first solo exhibition, will move ahead with belief and determination and continue her success in her artistic adventure. We wish her many other exhibitions. All the best!
Bahar Kocaman

Oyunbozan...







Dedikodu



Sevişenler......




Bakışmak

GÖRÜNMEYEN ÇIPLAKLIK






video

III. Kargart Performans Günleri "beden-ek"

Sanatçılar:Anastassia Zlatapovskia / Ayda Nuroğlu / Aylin Kalem / Aynur Yıldırım / Candaş Baş / Ceren Karaçayır / Ceyda Ağırkol / Çağla Cömert / Mihran Tomasyan / Nadja Tsulukidz / Özlem Gök / Sevim Tuncer *Açılış kokteyli 17 Mart Cumartesi günü saat 18:30’da gerçekleştirilecektir. *Sergi, Pazar hariç hergün 12:30 – 20:00 saatleri arasınsda ziyarete açıktır. III.KargART Performans Günleri; bu sene geçtiğimiz senelerden farklı olarak yalnızca “sahne çalışmaları”nı değil; bedeni obje olarak kullanarak üretilmiş fotoğraf, video art, dijital art ve yerleştirme disiplinlerinden işleri de kapsayan bir sergiyi de içeriyor. Etkinliğin ana kavramı “beden- ek” çerçevesinde; sezon boyunca KargART’da üretilen sahne çalışmalarına “ek”lenen farklı disiplinlerden sanatçılaın ürünleri dışında bu konuda iş üreten değişik sanatçıları içeren sergide; Anastassia Zlatapovskia, Aynur Yazıcı, Ayda Nuroğlu, Çağla Cömert/“Kırışıklar” ve Ceren Karaçayır/“Go…Goo!” adlı fotoğrafları; Aylin Kalem/ L’entre-deux (ikisinin arasında), Özlem Gök/“Gelin-lik”, Sevim Tunçer/“Görünmeyen Çıplaklık” ve Nadja Tsulukidze/“Gveltevza” adlı videoları; Ceyda Ağırkol/”Şallar”, Mihran Tomasyan/”Yaya” ve Candaş Baş/“Ayna(bebek)” ve”Uçmayı unuttugun gün” adlı yerleştirmeleriyle “beden – ek” sergi ayağında yer alacaklar.